Kıyamet nedir?

Arapça «ayağa kalkma» anlamına gelen bu kelime, dünyanın sonu geldiği zaman meydana gelecek olayları anlatmak için kullanılır. İslam inanışına göre kıyamet günü bütün insanlar dirilip Tanrı katında hesap verecek, mükafat, ya da cezalarını göreceklerdir. Kıyamet belirtileri Kur'an'da, Hadis'te işaretlidir. Yalnız dirilmenin bedence mi, yoksa ruhça mı olduğu belli değildir. Kıyamet (Diriliş Günü, Hüküm Günü) tek tanrılı dinlerde ve birçok inanışta bulunan, dünyanın sonunun gelip bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağına inanılan zaman, hesap günü, mahşer günü.

Kıyamet günü için Kur'an-ı Kerim'de Saat (6:31, 42:17), Hesap Günü (15:35, 26:82, 38:16, 40:27), Hüküm (Ceza) Günü (74:46), Karar (Ayrım) Günü (44:40) Toplanma Günü (42:7) ve Sur'a üflendiği gün (6:73, 20:101, 23:101, 74:9-10) ifadeleri de geçmektedir. Kıyamet inancı İslam inancının (Akide) bir parçası ve inancın temel prensiplerinden biridir. Kıyamet Günündeki imtihanlar ve kargaşalar Kur'an ve Hadis lerde tasvir edilmiş müfessirlerin yorumlarında ve Gazali, Ibn Kesir, Ibn Mace, Buhari gibi din bilginlerinin kitaplarında detaylarıyla ele alınmıştır. Kur'an-ı Kerim'e göre her insan yaptıklarından ötürü kıyamet günü yargılanacaktır. (Kur'an 74.38).

Kuran'da kıyamet

Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir! (Hacc,1) Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır. (Hac,7) İnkar edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, kadar hep şüphe içindedirler. (Hac,55) O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et. (Hicr,85) Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir. (Nahl, 77) Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar. Biz ise, kıyameti inkar edenler için alevli bir ateş hazırladık. (Furkan,11) Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır. (Kamer, 46)

Kıyametin oluş biçimi

Kur'an kıyamet'in oluş biçimine ilişkin ayrıntılı ve dehşet verici tablolar çizer. "Sura üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür." (Zümer, 68) "Kıyamet vaktinin depremi müthiş bir  şeydir! Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir..." (Hac,1-2)"O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur. Dağlar da atılmış yüne döner. Dost, dostu sormaz." (Mearic,8-10) "gökyüzü yarıldığı zaman, yıldızlar döküldüğü zaman, denizler birbirine  katıldığı zaman,Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,"  (İnfitar, 1-5) "güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde, gebe develer salıverildiğinde, vahşi hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde, denizler kaynatıldığında, ruhlar birleştirildiğinde, diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda, "hangi günah sebebiyle öldürüldü? diye. defterler açıldığında, gökyüzü sıyrılıp alındığında, cehennem tutuşturulduğunda ve cennet yaklaştırıldığında," (Tekvir, 1-13).

Küçük kıyamet

Kur'an ve Sünnet'ten kesin bir delile dayanmamakla birlikte müslümanlar arasında ölüme küçük Kıyamet (kıyamet-i suğra) denilmesi gelenekleşmiştir. Bazı bilginlere göre bu tanımlama, ölümün ahiret hayatına bir geçiş olmasına dayanılarak yapılmıştır. Kimi bilginler ise bu tanımlamanın Kur'an'a dayandığını öne sürmektedir. Bu bilginlere göre: "Allah'a kavuş(up huzura çık)mayı yalan sayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın Saat gelince, onlar (günah) yüklerini sırtlarına yüklenerek (gelirler ve): "Orada (hayatta iken), işlediğimiz büyük kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize! " derler..." (En'am, 31) ayetinde "Kıyamet" anlamındaki "Saat" aynı zamanda ölümü de dile getirmektedir. Bu geleneğe göre gerçek kıyamet, Kıyamet-i Kübra (Büyük Kıyamet) olarak anılır.

Küçük kıyamet (ölüm) ile başlayan ve büyük kıyamet'e kadar süren dönem Kabir Hayatı ya da Berzah olarak adlandırılır. Kabir Hayatı içinde Münker ve Nekir adlı meleklerin sorgusu ve ölünün mü'min ya da kafir oluşuna göre mutluluk ya da azab vardır. Kabir Hayatı'na ilişkin bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.s) kabri  ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da Cehennem çukurlarından bir çukur olarak nitelemiştir (Tirmizi, Kıyamet, 26). Bir başka hadiste de Münker ve Nekir'in sorgusundan sonra ölünün nimetlendirildiği yadaazaba uğratıldığı anlatılır. Buna göre Mü'minin mezarı yetmiş arşın genişletilir, aydınlatılır ve ona "Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi Mahşer gününe kadar uyumana devam et" denilir. Münafık kişinin mezarına da "Bu adamı alabildiğine sıkıştır" emri verilir. Yer, cendere gibi adamı, kemikleri hurdahaş oluncaya kadar sıkıştırır ve ölü yeniden dirilene kadar böyle işkence görür (Tirmizi, Cenaiz; 70).

Küçük alametler

• Kıyamet gününün yaklaşmakta olduğunu haber veren belirtiler.
• İnsanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları.
• İnsanların ölümü temenni etmeleri.
• Cariyenin efendisini doğurması.
• Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması.
• İkisi de hak iddiasında bulunan iki büyük İslam ordusunun birbiriyle savaşması.
• İslami ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması.
• Depremlerin çoğalması.
• Cinayetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi.
• Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi.
• Zinanın açıkça işlenmesi, içki tüketiminin artması, kadınların çoğalıp erkeklerin azalması.
• Namaz büyük bir yük ve külfet sayılacak- Kadınların saltanat devri başlayacak.

Büyük alametler

• Kıyametin kopacağına dair son belirtilerdir.
• Deccal'in ortaya çıkışı.
• Duhan'ın çıkışı: Duman anlamına gelir. Kıyamet kopmadan önce bütün dünyayı saracak. " O halde, semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle".
• Güneşin Batıdan doğması.
• Hazreti İsa (a.s)'ın inmesi.
• Ye'cuc ve Me'cuc'ün çıkışı.
• Çöküntü.
• Ateş: Yemen'den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi.
• Mehdi'nin çıkması.

Kıyamet sözlükte ne anlama gelmektedir ?

1. Tektanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman.
2. Gürültülü karışıklık, gürültü, patırtı

Son eklenenler